19 Ağustos 2009 Çarşamba

CİMRİ İLE TUTUMLU ARASINDAKİ FARK

Cimri kişi ile tutumlu kişi arasındaki farkı gayet iyi bilir ya da hissederiz. Ama bir anda sorulduğunda arasındaki farkı açıklamakta zorlanırız. Bunun bence en büyük sebebi, tutumlu ile cimri arasındaki farkın "harcama" şekillerinde değil, "elde etmeye" bakış açısındaki fark oluşudur. Cimri ile tutumlunun arasındaki harcama farkını yaratan şey elde etmedeki güdülerinin farkıdır.

Cimri için, sahip olduğu şeyin niteliği(muhteviyatı) değil niceliği(mi ktarı) önemlidir. Cimrinin "neyi" biriktirdiği, bir süre sonra önemini yitirir ve "ne kadar" olduğu önem arzeder. Hayatında bir çöplük yaratır ve bu çöplük bir süre sonra zihninde de oluşur. Ama konuyu dağıtmadan zihin ile ilgili bölümü bir başka yazıya erteleyelim.

Tutumlu kişiyi düşündüğümüzde tutmak kelimesinden türediğini düşünerek "her şeyi tutan" gibi bir şey çağrıştırsa da burada asıl ifade edilmek istenen, bilinçli kontroldür. Tutumlu osmanlıca, muktesid demektir ve "iktisat yapan" demektir. çok benzeyen ikinci bir kelime ise muktesir ise kanaatkar demektir. Bu bakış açısıyla tutumlu demek, tutan değil, belli bir tutum içerisinde, belli bir bilinçli tutumla bakış açısı geliştiren kişinin özelliği olarak karşımıza çıkıyor.

Tutumlu ya da cimri olmanın harcama değil, alma şekli ile ilgili olduğunu söylemiştim: Tutumlu toktur, cimri ise obur. Cimri sürekli alır, işine yarasın ya da yaramasın her şeyin sahibi olmak ister. Alışveriş delilerinin tipik özelliği hep almaları ancak hiç elden çıkartmamalarıdır. Tutumlu kişi ise alırken, sanıldığının aksine çok daha rahattır ve defalarca düşünmez zira neyi istediğininn ya da neye ihtiyaç duyduğunun gayet iyi bilincindedir. Hiçbir şeyi kovalamaz, o sadece uygun anı kollar ve bu özelliği sayesinde gereksiz enerji harcamayarak her anlamda sağlıklı yaşar.

Tutumlu, cimri gibi, insanlara borç vermekten, dostlarına yemekler ısmarlamaktan, içilen çayın parasını ödemekten hiç çekinmez. Hatta, dostlarının acil ihtiyaç durumlarını o kadar önemser ve doğal algılar ki her zaman kenarda bu zor zamanlar için bir miktar saklar.

Cimri, her zaman yoksuldur. Varlık içinde yokluk tam bu kişiler için söylenmiş bir sözdür ve kendilerinden başka hiçbir müsebbip yoktur. Çevrelerine karşı ciddi güvensizlik duyarlar, varlıklarını bağladıkları miktarlar için çevredeki herkes ve her sosyalleşme uğraşı bir tehdittir ve bu yüzden asosyal ve ketum olurlar.

Cimrinin karşılığı, cömert değil, tutumludur. Kişi ancak tutumlu olduğu zaman cömert sayılabilir. Cömertlik ile savurganlık karıştırılır çünkü savurganlıkta, tutumluluktaki bilinç eksiktir her zaman. Halihazırda parası olduğu halde harcama yapana değil, kısıtlı imkanları olduğu halde harcama yapabilen kişiye cömert derim. Demek ki, cömertlik bir erdem değil, tutumlu olma erdeminin sonuçlarından biridir.

Cimri, elindekinin sahibi olduğunu sanır, tutumlu ise hiçbir şeye sonsuza kadar sahip olunamayacağını bilir. Bu yüzden, tutumlu kişi elindekiyle her zaman çok daha iyi vakit geçirir. Zengin bir cimriye nazaran çok fakir bir tutumlunun, her zaman daha mutlu bir hayat sürmesini sağlayan sebep budur. Çok kazanmadıkları halde evinde her zaman dostlarını, misafirlerini barındırabilen, onları doyurabilen, çok coçuklu ve içinde kimsenin açlıktan ölmediği evleri düşünün, mutlaka çevrenizde böyleleri vardır. Böyle bir yaşam sadece erdemle mümkün olabilir.

Tutumluluk zeka, cimrilik korku; tutumluluk neşe, cimrilik asık surat; tutumluluk umut, cimrilik mutsuzluk getirir.

Kral olup dilenci gibi yaşamaktansa, dilenci olup kral gibi yaşamayı tercih ederim ve bunu sadece tutumlu olarak başarabilirim.

Hiç yorum yok: